Neyse efenim işte bir uyandım saat 2. Hava gavur amı gibi yanıyo afedersin , ben zaten kendimden geçmişim. Elim ayağım tutmuyor uykusuzluktan. Ulan yuh saaat 2'de uyanmışsın daha ne uykusuzluğu diye sormayın. Çünkü sabah ezanı ile birlikte uyudum. İmam camiye giderken bende ona el salladım ve öyle girdim yatağıma. Neyse uyandım gittim elimi yüzümü yıkadım geçtim bilgisayarımın başına. Rutin olarak download'umu kontrol ettim , mail'lerime göz attım , facebook'a baktım. Yemekti müzikti derken tekrardan uykum geldi. Saat tabi oldu 5. Bir yarım saat daha dayanabildikten sonra yatağın sıcacık kollarına bıraktım kendimi. Ama ne bırakış. Resmen baya bir yüksekten yere düşen koca bir domates gibi. Korkuyorum yatak kırılacak diye ama bu fanteziyide çok seviyorum nedense. Efenim tekrar uyuduktan sonra , yarım saat önce tekrar uyandım ve inanır mısınız hala uykum var. Yuh! Hala ne uykusu lan?! Tamam çok uyuyorum ama ne yapayım uyumak dünyanın en güzel şeyi.
8 Haziran 2009 Pazartesi
Uyumak.
Uyumak dünyanın en güzel şeylerinden biri olsa gerek kimilerine göre. Taa ki bu sabaha kadar bana göre de öyleydi aslında. Ne oldu da değişti derseniz eğer bu gün uyuyakaldığım için önemli bir sınavıma giremedim. Nasıl uyumuşsam artık terden bir yatağa yapışmadığım kalmış. Ha şu da var. Ben yaz aylarında bile yorganla yatan bir adamım. Bilmem çok seviyorum yorganı. Yorgan güzel şey vesselam.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
0 yorum:
Yorum Gönder