Samsun'a geleli birkaç gün olmasına rağmen , ailemi özlediğimi söyleyemem. Bu kanıya bu sabah arabayla gezmeye giderken kapıldım. Birden aklıma "ailemi özledim mi acaba?" gibi bir soru takıldı. Tereddütlü bir şekilde de olsa "hayır" dedim içimden. Ama , yine hayırlı bir evlat olarak , kendime gerekli açıklamayı yaptım. Çok özlemediğimi , ama tabii ki onlar olmadan ayakta duramayacağımı , tek başıma hayatın zorluklarına göğüs geremeyeceğimi söyledim kendime. Ailemi çok seviyorum yahu! Anneciğimi , babacığımı ve küçük kardeşimi. Ahh küçüğüm , ne çok özlemiştir beni.
Azizim , acvar diye birşey var , böyle acılı acayip bir yiyecek. Hastalık gibi. Onu kahvaltı masasında görmek , taa geceden , ekmeğin içinde durduğu anı hayal etmek. Anlayamazsın azizim anlayamazsın.
Bugün de sabah kahvaltıda ikinci favorim olan patatesliiiii omleeeeeeet vardı! Yehaaaa dedim lan görünce. Yine hemen bir hayal kurdum. Taze kaşar :D , patatesli omlet ve vokalde acvar...
Yukarda ki paşalara layık kahvaltıyı ettikten sonra , dün yengemin aldığı Terminatör: Salvation adlı filmi izledik. Burda size eleştirmelik yapıp , filmi anlatmayacağım. Sadece benim de dikkatimi çeken birşey var onu diyeceğim. Filmden sonra , çok etkilendiğimden olsa gerek , kendimi Terminatör gibi hissettim. Hani küçük çocuklar süper kahraman filmlerinden sonra. Onlara özenir , onların taklitlerini yaparlar ya... Ayağa kalktım ve odama kadar aynı bir robot gibi , kaskatı ve adımlarım çok yavaş bir şekilde gittim. Sol bacak ile sağ kol ileri , sağ bacak ile sol kol ileri. Her adımda kolum ve bacağım aynı anda ileri atıldı. Senkronize bir şekilde...
Neyse o anda telefon geldi , yengemler salı günü gideceğim için , gitmeden beni gezirmek istemişler. Go karta gidecekmişiz.
Yoruldum adamım daha sonra devam ederim. Hadi götüne koyayım görüşürüz.
31 Ocak 2010 Pazar
29 Ocak 2010 Cuma
24 Ocak 2010 Pazar
Şimdi aklıma geldi , küçükken kar yağdımı deliye dönerdim. Şimdi nerde be kuzum? Kendimize hayrımız yok. Öyle pinekliyoruz evde. Eskiden olacaktı ki şimdi kıçım sokakta kaymaktan morarmıştı.
23 Ocak 2010 Cumartesi
Vay anasını sikimtrak!
Yazmayalı , okuyup üflemeyeli baya olmuş. O zaman yavaş yavaş doldurmaya başlamalı buraları.
Geçen günlerde pek bir değişiklik olmadı hayatımda. Bildiğiniz günlük hayatın örnekleri ile doluydu. Yatmak , uyumak , yemek ve sıçmak ardından uyumak , uyanmak , internet derken sonra tekrar uyumak. Anlayacağınız azizim , baya baya uyumuşum.
Hassiktir diyorum Şuan gözlerimin önünde kardeşim yere kapaklandı ve ben gülmekten deyim yerinde ise YARILDIMMMMMMMMMMM! :D
Neyse devam edeyim. Ya şu noktalıvirgül ile ikinoktaüstüsteyi bir türlü nerede kullanacağımıöğrenemedim.
Evet , nerede kalmıştık? Ha işte o kadar çok uyumuşum ki yılbaşı ile ilgili herhangi birşey bile yazmamışım. Ki yazılabilecek kayda değer bir mevzu bahis yoktu. Sadece büyük bir rol değişikliği vardı. 2 sene önce benim oturduğum yerde oturan , ağlayan , benim gibi bağırıp çağırmasa da kendi kendine konuşan , manzaraya tutulan , yerinde duramayıp sağa sola savrulan başka biri vardı. Evet bu insan , benim yakın arkadaşlarımdan biriydi. 2 sene önce yaşadıklarıma benzer şeyler yaşıyordu fakat benim yaşadıklarımla mukayese edilemezdi. Elimden geldiğince ona yardımcı olmaya çalıştım , üzüntüsünü hafifletmeye uğraştım. Akıl hocalığıda yapmadım değil. Çünkü onda biraz olsun kendimi gördüm. O da , gittiği yolda devam etseydi , birkaç ay önce benim yaşadıklarımı yaşayabilirdi. Bunu mümkün olduğunca önlemek için bir dizi tavsiyelerde bulundum. Kulağında yer etmiş olacak ki geçenlerde işi bitirmiş. Zor olanı yaptı ama helal olsun ona.
Falan fistan... O gece güzelce içtik. Müzik dinledik tripod'tan barzolar gibi. Ama öyle İzmael YKm'den değil haaa! Justice mustice kafaları. Planetsphere diye bir şarkıları var bunların , aman allah fena fillah! Hayata dair sohbetlere ve çeşitli feslefi düşüncelere götürüyor adamı. Yahu velhasıl kelam iyiydi , güzeldi , hoştu.
Haa unutmadan , havai fişek gösterileri müthişti. 100 metre kadar aşağımızda attılar , onun bu şeyleri -ne deniyor hatırlayamadım şimdi- işte onlar böyle üstümüze üstümüze düştü. Güzeldi..
Bir düşüneyim başka ne yaptım ben yazmadığım süre zarfında?
Bence bir değil , birkaç düşüneyim ben...
Kaydol:
Yorumlar (Atom)