Oooo La La...
Uzuuuun bir aradan sonra yazmaya niyetlendim. Aynı dün akşam ki gibi uzun bir aradan sonra içmeye niyetlendiğim gibi...
Beşiktaş maçı vardı dün akşam. Taaa öğlen saatlerinde içme fikri takıldı aklıma , tv'nin karşına geçip , rakımı yudumlayıp , ufak bir çatal darbesiyle alıp , afiyetle yiyeceğim haydariyi hayal ettim.
Neyse işte tüm gün , ne yesem , acaba rakı mı içsem yoksa bira , meze ne yesem diye düşündüm durdum. Rakı , haydari ve ardından barbun'da karar kıldım.
İşten çıktığım gibi otobüsün dolu olmasını önemsemeden atladım hemen içine. Tabii klasik tıklım tıklım dolu , çeşit çeşit insan ve acaba biri saçlarımı keser mi korkusu :D Ulan ne adamım ya! Ama sırtımı cama verdikten sonra rahatladı içim. Öyle ayakta , hem de yolun büyük bi kısmında koltukların boş olmasına rağmen Kadıköy'e 1.5 saatte gelebildim. Otobüsten iner inmez , yaktım sigaramı. Durak ile dükkan arasında tam bir sigara içimlik mesafe var. E dükkana sigara ile girersem babam görebilir. Uyarmıştı beni çünkü beni "Benim olduğum yerlerde içmeyeceksin" diye köpürerek..
Efendim sigaramı da tam dükkanın önünde attıktan sonra girdim içeri. Babamı göremedim , muhtemelen aşağıda demleniyordu. Çalışanlarla konuştuktan sonra , aşağıya , babamın yanına iniş yaptım.
Selamun Aleyküm dedim kalın bi sesle , babamla çalışan aşçı da şaşkın ve mutlu bi ses tonuyla karşılık verdiler. İyi karşılanmama rağmen bir sorun vardı; babama rakı içeceğimi söyleyecektim fakat nasıl? Döndüm durdum , tam diyeceğim biri geldi böyle 5-10 dakika geçti. E zaten 10 dakika kaldı maçın başlamasına! Dayanamadım , "baba ben rakı içmek istiyorum" dedim. O da "İiiç ne yapayım" dedi. Harika bir baba oğuluz...
Sonra devam ederim...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
0 yorum:
Yorum Gönder