26 Kasım 2009 Perşembe

Bugün ilk göz ağrımın doğum günüydü.

Farklı duygularla uyandım uykumdan. Bir boşluk , bir yanlışlık , yapılması gereken ama yapılmamış birşeyler var gibiydi kalkıp yatağın köşesine oturduğumda. Uyandığım şehir , sokak , apartman , yatak farklıydı. Onun yanına gitmek için uyanmam gerekirken ben , amacım olmadan gözlerimi açtım bu sabah. Onsuz geçirdiğim önceki günlerde ki gibi boğazım düğümlü ve acı , nefesim hızlı ve derin...


Onu çok özledim...

Dün gece aradım. Açmadı...

Bugün saat 17 gibi aradı , telefon elimdeydi. Ekranda adını görünce kalp atışlarım hızladın , içim ısındı , gözlerim buğulandı. Hızla ve heyecanla kalktım koltuktan , odama gittim. Bir çırpıda adını rehberden buldum , aradım.
Sesi soğuk , ciddi ve asildi. Fazlaca asil...

Sesim ürkek , çocuksu ve fakirdi.

Hal hatır sordum , iyiyim dedi.

Bugün neler yaptığını sordum , sıraladı. Canımı yakmadı bu sefer. Demek ki aramadan önce ettiğim dualar kabul olmuştu.


Evet , siz hiç sevdiğiniz insanı ararken "ne olur canımı yakmasın" diye dua ettiniz mi?

İyi akşamlar diledim , kapattık.

0 yorum:

Yorum Gönder